|
Teknikler
1.Ön hazırlık:
Bir maketin kutusu açıldığında ilk yapılması gereken decallerin ve
şeffaf parçaların korumaya alınmasıdır. Daha sonra plan dikkatlice
incelenmelidir. Tüm parçalar deterjanlı ılık su ile yıkanmalıdır.
2.Montaj:
- 2.1 Parçaların yerinden çıkarılması:
Parçalar montaj sırasına göre teker teker yerlerinden
çıkarılmalıdır. Enjeksiyon kitlerde parça kendilerini çerçeveye
bağlayan koldan 3 mm kadar içeriden yan keski ile
kesilmeli,kalan parça maket bıçağı ile kesilmelidir. Parça asla
çekilerek ya da kıvrılarak yerinden kırılıp çıkarılmamalıdır.
Böyle yapılırsa bağlantı yerinde ancak dolgu malzemeleri ile
tamir edilebilecek çatlaklar oluşur. Dolayısıyla maket bıçağı
ile yapılacak temiz bir kesim, zamandan, malzemeden ve
dolayısıyla paradan tasarruf sağlar. Vacuform kitlerde parça
tabakadan komple kesilerek çıkarılır. Bıçak 45 derece eğik
tutulmalıdır. Resin parçalar ise maket bıçağı ya da testere ile
taşıyıcılarından ayrılır.
Parça kontrol edilip varsa çapakları ve kesim izleri tesviye
edilir. Bu işlem için eğe, zımpara ya da maket bıçağı
kullanılabilir.
Parça yerine yapıştırılmadan önce uygunluğu test edilmeli,
çarpıklık varsa düzeltilmelidir. Ayrıca yapıştırma yüzeylerinin
de düzgünlüğü kontrol edilmelidir.
- 2.2 Yapıştırma:
Tüm çapaklar, eğrilikler ve orantısızlıklar temizlenip
düzeltildikten sonra parçalar montaj sırasına göre dikkat
edilerek ve uygun yapıştırıcı seçilerek yapıştırılır. Bu işlem
yapılırken sonraki parçanın nasıl yapıştırılacağına da dikkat
edilmelidir.
Resin ve metal parçalar cyano ile, plastikler standart
yapıştırıcı ile yapıştırılmalıdır. Büyük parçalar birbirine
bantlanmalı ya da lastik ve/veya işkence ile sıkıştırılmalıdır.
Boyalı ya da kromajlı parçaların yapıştırma yüzeyleri
temizlenmelidir. İçeride kalacak parçaların önceden boyanması
unutulmamalıdır. Yapıştırıcı tek taraflı olarak sürülmeli ve
mümkün olduğunca az kullanılmalıdır. Fazla yapıştırıcı sanılanın
aksine kuvvetli bir yapıştırma sağlamaz, aksine taşarak yüzeyi
bozabilir.
Kanat, gövde gibi düz yapıştırma yüzeyleri olan bu parçaların bu
yüzeyleri mümkün olduğunca temiz ve düz olmalıdır. Bu tip
parçalar düz cam olan tam bir tabaka zımpara kağıdına dairesel
hareketlerle sürtülerek temizlenebilir. Çoğu zaman birleşme
yüzeylerinde bulunan kılavuz girinti ve çıkıntılar olmadan daha
iyi bir yapıştırma sağlanabilir. Parçalar bir araya
getirilmeli,birleşme yüzeylerine likit yapıştırıcı sürülmelidir.
Daha sonra sıkıştırmalıdır.
Cyanoacrylat yapıştırıcılar asla bulundukları şişeden direk
kullanılmamalıdır. Kontrolü sağlamak için, yapıştırıcı bir parça
naylon, plastik ya da alüminyum mutfak folyosu üzerine, ya da en
iyisi ters çevrilmiş boya şişesinin iç bükey olan dibine bir kaç
damla alınmalı, buradan ince tel, kürdan gibi bir malzemenin ucu
batırılıp, uçta kalan damla istenilen yere uygulanmalıdır.
Yüzeye taşan yapıştırıcılar hiç dokunulmadan kurumaya
bırakılmalı,daha sonra zımpara, eğe ya da maket bıçağı ile
temizlenmelidir.
Uçak maketlerinde eğer kanopi ve iniş takımları açık yapılacaksa
ayrıca boyanıp en son monte edilmelidir. Burada beyaz tutkal ya
da Cyano kullanılabilir.
Küçük pencere ve ışıklar daha sonra da yapılabileceği için ihmal
edilebilir.Bu konu detaylandırma bölümünde anlatılacaktır.
2.3 Boşlukların doldurulması:
Bu iş için puttyler ya da cyano kullanılır.Maketlerin birleşme
yüzeylerindeki boşluklar mutlaka doldurulmalıdır. Örneğin, 1/32
ölçek bir makette birleşme yüzeyinde 0,5 mm boşluk kalmış olsun.
Eğer burayı doldurmazsanız bu gerçek aracın tam orasında 16 mm
bir boşluk olduğu anlamına gelir.
Hemen tüm uçakların gövdeleri monokoktur,yani bir çok
bağlantının nereden yapıldığını anlayamazsınız. Dolayısıyla bu
yekpare ifadeyi verebilmek için bu boşlukların doldurulması
gerekir.
Tüm puttyler,epoksyler hariç, ıspatula benzeri bir aletle
uygulanmalıdır. Standart putty için, putty tam boşluk tepe
seviyesinde sürülürse, kuruyunca çekeceği için yüzey düzelmiş
olmaz. Bu seviyenin biraz üzerinde kabarık olarak sürmek daha
mantıklıdır. Kuruyunca tesviye edilerek istenilen seviyeye
getirilebilir.
Boşluklar,özellikle iki yüzey arasında seviye farkı yoksa, cyano
ile daha çabuk ve sağlam şekilde doldurulabilir. Zap a Gap ya da
başka her hangi bir cyano, daha önce anlatılan yöntemle, bir
aplikatör yardımıyla istenilen yere uygulanır. Ya doğal olarak
kuruması beklenir ya da küçücük bir damla hızlandırıcı ilave
edilir. Bir kaç saniye sonra zımparaya hazırdır. Hızlandırıcı
kullanıldıysa fazla beklenmemelidir. Zira zaman geçtikçe
yapıştırıcı plastikten çok daha sert hale gelir ve tesviyesi
zorlaşır.
- 2.4 Kaybolan Detayları Yenileme:
Özellikle dışa detay kitlerde zımparalamadan dolayı detayların
kaybolmaması için, macunlanacak kısmın çevresi maske bantları
ile koruma altına alınabilir. Bant üst seviyesine kadar sürülen
putty daha kurumadan bantlar kaldırılır ve ince bir putty hattı
elde edilebilir. Putty kuruyunca çevresi bir daha bantlanır.
Böylece hem daha az putty olduğu için daha az zımparalama
gerekir,hem de zımparalanırken çevre detaylar korunmuş olur.
Boşlukların doldurulup tesviye edilmesinden sonra sıra kaybolan
detayların yenilenmesine gelir. Kaybolan içe detaylar ince çelik
cetvel ve/veya labelling tape yardımıyla scriber ile kolayca
yenilenebilir.
Kaybolan dışa detayların yenilenmesi ise biraz daha zahmetlidir.
Kaybolan dışa detaylar iki şekilde yenilenebilir. İlk yöntem,
kaybolan dışa detaya ilk dik detaya kadar bütün dışa detayın
zımparalanması ve yerine içe detay açılmasıdır. Bu nispeten
kolay bir yöntemdir ve belirli bir mesafeden detayın içe mi dışa
mı olduğu belli olmaz. Ama ille de dışa detay istiyorum
diyorsanız, yukarıdaki şekilde görünen tel çekme metodu ile
çerçeveden keseceğiniz bir parça plastikten ince bir ip
oluşturulur.
Bu iplik, boydan boya ince cyanoya batırılır ve doğruca kaybolan
detayın yerine yapıştırılır.Kuruyunca sünger zımpara ile
zımparalanır. Dikkat edilmesi gereken nokta, bu yeni detayın her
noktasına yapıştırıcının sürülmüş olmasıdır.
Scriber ile detay açarken dikkatli olunmalıdır. Kazıma açısının
değişmemesine özen gösterilmelidir. Ayrıca detay bir kerede
açılmaya çalışılmamalıdır. Öncelikle düşük basınçta scriber ın
çalışabileceği ince bir çizgi çizilmeli, daha sonra bir kaç
geçişte istenilen detay derinliğine ulaşılmalıdır. Ölçeğe göre
uygun derinlikte detay açılmalı, abartmaktan kaçılmalıdır.
Scriber ın açısı , her çekişte ince bir tel plastik kaldıracak
şekilde ayarlanmalıdır. Detay açımı bittikten sonra yüzey ince
zımpara ile temizlenmeli, detaylar kontrol edilmeli, derinlik
farkları ve açılmamış ya da tıkanmış detaylar düzeltilmelidir.
Tüm doldurma ve detay açma işlemlerinin ne derece başarılı
olduğunu anlayabilmenin ve boyamadan önce olası hataların
farkına varabilmek için tüm doldurulup düzeltilmiş yerlere
chorome silver boya sürün. Chorome silver boya, fazlaca parlak
olduğu için, yüzeydeki her türlü kusuru bir anda gözünüzün önüne
serecektir. Daha sonra boya kurumadan sentetik tiner ile silin
ve hata görünen yerleri düzeltin, sonra tekrar aynı testi yapın
ve hala sorun varsa onları da düzeltin, sorun kalmayana kadar
işlemi tekrar edin.
3.Boyama
Boya çeşitlerini anlatırken,maketi maket yapan şeyin boyama
olduğunu söylemiştim. Bu yüzden boyamaya geçmeden önce maketin
gerçekten boyamaya hazır olduğundan emin olmak için yukarıda
anlattığım chorome silver boya testini ihmal etmeyin. Çıplak gözle
fark edemediğiniz kusurlar boyanınca birden ortaya çıkarlar,
dolayısıyla bu testten geçen maket boyamaya hazır demektir,ama bu
hemen boyamaya başlayacağınız anlamına da gelmez.
- 3.1 Yüzey Hazırlığı:
Boyamaya hazır hale gelen maketi, öncelikle eski bir diş fırçası
ile ılık su ve sabun kullanarak (bulaşık deterjanı
değil,bildiğiniz sabun)iyice yıkayın, özellikle köşelerde ve
detaylarda birikebilecek her türlü tozdan ve elinizden bulaşmış
doğal yağ ve kirlerden temizlemek için fırçayı mümkün olduğunca
yüzeye bastırın. Yıkama işlemi bittikten sonra maketi tozdan
uzak bir yerde kendi halinde kurumaya bırakın. Bazı kaynaklarda
tavsiye edildiği gibi saç kurutma makinesi kullanmayın. Çünkü
hızlı hava hareketi, plastiğin statik elektriklenmesini ,
dolayısıyla boyama sırasında ve boya kururken toz kapma riskini
arttırır.kuruyan makete çıplak el ile dokunmamaya gayret
gösterin. Pek çok kaynak ameliyat eldiveni giyilmesini tavsiye
eder ama beş ameliyat eldiveni fiyatına 100lük pakette steril
olmayan ama son derece temiz olan muayene eldivenlerinden
alınabileceğinden bahsetmezler. Yani ameliyat eldiveni yerine
muayene eldiveni kullanabilirisiniz,maketleriniz
hastalanmayacaktır,korkmayın :)
Kuruma bittikten sonra yüzeye bir kat primer uygulayabilirsiniz.
Bu ana renk boyaların daha iyi yapışması için bir zemin
oluşturacağı gibi, gözden kaçırdığınız hataları da görmenize
yardımcı olacaktır. Primer olarak Testors firmasının primerini
kullanabileceğiniz gibi,çok açık bir gri de kullanabilirsiniz.
Özellikle koyu plastiklerin üzerine açık renk ve örtücü olmayan
beyaz, sarı ve kırmızı renklerin altına primer atmanız bu
renklerin tam olarak kendini gösterebilmesi için zaruridir.
Primer boya atıldıktan ve kuruduktan sonra, yüzeyi 1200 n umara
su zımparası ile hafifçe zımparalayıp, muhtemel tozlardan
arındırdıktan sonra maketi bir kez daha yıkayıp ana boyaya tam
hazır hale getirmiş oluruz.
- 3.2 Kamuflaj ve Maskeleme
Yüzey hazırlığı bitince ana boyamaya geçilebilir.Araç mat ise
boyama pek sorun çıkarmaz.Parlak ise bir dolu sorunla
karşılaşmanız işten bile değildir. Kamuflajlarda önce açık
renklerden başlanmalıdır, zira koyu renk, açık rengi kolay
örter. Dolayısıyla uçaklarda önce alt rengi boyamak daha
doğrudur.
Kamuflaj deyince ve eğer bir airbrush ınız da varsa, bir
tercihle karşı karşıya kalmaktayız.Bu tercih, kamuflajın
hatlarının keskin mi, yoksa yumuşak mı olması gerektiğidir.
Gerçek araçta keskinse zaten seçeneğimiz yok,ama yumuşaksa
makete bunu nasıl geçireceğimiz önemlidir. Bazı maketçiler, 1/72
gibi küçük ölçeklerde bu geçişin uygulanamayacağını, gerçek
araçta, örneğin 5 cm olan geçiş bölgesinin makette 1 mm den dahi
küçük olacağını,dolayısıyla maskelenmesi gerektiğini savunurlar.
İşte tercih burada yapılmalıdır. ya maske bandı, frisket, sıvı
maske gibi bir malzemeyle maskeleme yapacaksınız ya da Hard Mask
tekniğini kullanacaksınız.
3.2.1 Hard Mask:
Hard Mask tekniğinde, adı üzerinde, maskeleme yapacağız, ama
bant, frisket gibi esnek malzemelerle değil, sert
malzemelerle... Öncelikle maket yapım planında bulunan kamuflaj
çizimlerini, maketinizin boyunu da ölçerek, o büyüklüğe kadar
fotokopide büyültün ( ya da küçültün ) ve renk sayısından bir
kaç fazla sayıda kopya alın. daha sonra maketin üzerine önce
kamuflajın en açık rengini komple atın. Daha sonra çekilen
fotokopilerden birinden bu attığınız açık renge ait olan
kamuflaj patternini kesin ve maketin üzerine, kestiğiniz kağıdın
uçları zeminden 1 mm kadar yukarıda olacak şekilde altını
destekleyerek bant veya en iyisi UHU Hob-e-Tac ya da Faber Blue
Tac ile yapıştırın.Adı geçen malzemeleri kırtasiyelerde
bulabilirsiniz. Daha sonra airbrush ile ikinci rengi yüzeye
atın, airbrush’ın maskenin kenarlarına 90 derece dik olmasına
dikkat edin. daha sonra bu renk kuruyunca bu rengin patternini
kesin,aynı şekilde yapıştırın ve üçüncü rengi atın,işlemleri her
renk için tekrar edin. Sonuçta keskin ama yumuşak geçişler elde
edeceksiniz.
Büyük ölçeklerde çalışırken ya da ölçek küçük bile olsa “ben
maskeyle falan uğraşamam,iyi bir airbrushım var ve incecik
atabilecek kadar da tecrübeliyim” diyorsanız, öncelikle en açık
rengi atıp kurumasını bekleyin.Daha sonra bir sonraki rengin dış
sınırlarını en ince ayarda ve airbrush'ınız tamamen boyanacak iç
kısma bakar şekilde boyayın, bu sınırların içini de orta ayarda
doldurun. 1/32 gibi büyük ölçeklerde dikey hareketlerle
boyarsanız, hafif de dalgalanma bırakırsanız hoş efektler elde
edebilirsiniz.Sonuç olarak tüm renkler için işlemleri tekrar
edin.
- 3.3 Fırça ile Boyama:
Eğer bir airbrush’ınız yoksa ve fırça ile boyama yapacaksanız,
maketin büyüklüğü ile orantılı bir fırça seçin. Çoğu iş için 3
veya 4 numara 123 serisi sentetik fırçalar yeterlidir. Boyanızı
inceltmeyi, inceltirken de bu işlemi orijinal şişenin dışında
yapmayı unutmayın. Burada size şu kadar oranda tiner katın
diyemem. Zira markadan markaya ve boyadan boyaya orijinal
kalınlık değişmektedir. Fakat, boyanızın, fırçaya boya alınca
yüzeyde rahatça kayabilecek, ama alt tarafı da örtebilecek
kıvama kadar inceltilmesi gerekir. Boyayı her zaman tek yönde
sürün. Yani fırçanız ile ileri geri ya da dairesel hareketler
yapmayın. Çoğu zaman tek katta yeterince örtücülük elde
edemezsiniz, dolayısıyla kalın boya ile tek katta örteceğinize,
ince boya ile bir kaç katta örtmeyi tercih edin. Her kat için en
az 24 saat bekleyin.
- 3.4 Sprey Boyalar:
Eğer tek renk boyama yapacaksanız, örneğin araba ya da tek renk
tank veya uçak boyayacaksanız ve airbrush'ınız yoksa sprey
boyaları kullanmak fırçaya göre çok daha iyi sonuçlar
verecektir. Özellikle araba maketleri yapanlar için sprey
boyalar çok kullanışlı olabilir. Yurtdışı ve içinden maket
firmalarının ürettiği sprey boyaları kullanabileceğiniz gibi,
akrilik oto boyalarını ve sentetik sprey boyaları da
kullanabilirsiniz. Yalnız dikkat edin, her sprey boya plastik
ile uyumlu olmayabilir, ya etiketlerini okuyun ya da satıcıya
sorun. Oto akrilik spreylerinden önce aynı firmanın primerini
atıp daha önce anlatılan işlemleri yapmayı unutmayın.
Sprey boya ile çalışırken başlangıç ve bitiş noktalarının
maketin üzerinde olmamasına dikkat edilmelidir. Önce düğmeye
basılır, sprey başlar, maket boyanır, boyama sahasının dışına
çıkınca parmak çekilir. Tek yönde önce yatay, sonra dikey yönde,
birbirine dik yönde boyama yapılmalıdır. Örnek yandaki çizimde
görülmektedir.
- 3.5 Orange Peel Oluşumu ve Önlenmesi:
Parlak boyaları sprey ya da airbrush ile atarken en sık
karşılaşılan sorun, orange peel denilen, boyanın portakal
kabuğuna benzer bir doku almasıdır. Bunun olası iki nedeni
vardır; ya bulunduğunuz ortam aşırı rutubetlidir ya da ortam
ve/veya boyanız soğuktur. Orange peel oluşumunu engellemek için
sprey boyanızı, şişe boyanızı ve eğer kompresör değil de hava
tüpü kullanıyorsanız bu tüpü el yakmayacak kadar sıcak suyun
içinde bekletip,ısınmalarını sağlayın. Zira, hava ve boya
tüplerinde kullanıldıkça basınç azaldığı için soğuma meydana
gelecektir. Aynı şey, kompresör de kullansanız airbrush'ınızın
uç kısmında da gerçekleşir. Hızla hareket eden hava, ağız
kısmında basıncı düşürür ve normal hava basıncı boyanızı ağıza
doğru ittirir,boyanız da püskürür. Püskürürken de soğur. Sprey
boyalarda, boya , sıkıştırılmış gaz basıncı ile hareket eder ama
genel basınç düştüğü için soğuma olur. İşte bu sebeplerden
dolayı boya ve tüplerin ısıtılması gerekir.Isınan boyanın
viskozitesi azalır ve daha rahat akar, daha kolay örter,
dolayısıyla orange peel oluşumu en aza iner. Dikkate dilmesi
gereken diğer nokta ise, tek katta boyamanın bitirilmeye
çalışılmamasıdır. Önce uzaktan yağmurlama şeklinde boya
atılmalı, yüzey pürüzlendirilmelidir. 30 dk ara ile bir kaç kez
bu “kuru” katlar atıldıktan ve yüzey tamamen örtüldükten sonra “
ıslak “ katlara geçilebilir. Bu boyanızın cam gibi parlak ve
pürüzsüz olması için gereklidir. Hafif pürüzlü ve yeterince
parlak olmayan “ kuru “ katmanların üzerine daha yakın mesafeden
“ıslak” katlar atılmaya başlanır, yüzey pürüzsüz hale getirilir.
15 dk ara ile atılacak bir kaç kat ve son kat olarak da atılacak
parlak vernik, yüzeyi muhteşem parlaklığa ulaştıracaktır. Tabii
tüm bu işlemler sırasında tozdan mümkün olduğunca uzak kalmanız
gerekir. Boyanız en az 48 saat kuruduktan sonra gerekirse
yurtdışından temin edilebilecek Micromesh Polishing System ile
cila ve parlatma işlemleri de yapılabilir.
Tüm boyama işlemlerinde, boyanın mümkün olduğunca ince atılması
önemlidir. Ayrıca önceden boyanmış metal aksam ya da kokpit gibi
bölümlerin ve boyanması istenmeyen kısımların maskelenmesi de
unutulmamalıdır.
4.Weathering:

Genel olarak, yapılan maketin gerçek araç gibi, çevresel
etkilere maruz kalmış havası vermek için yapılan her türlü
işleme “weathering “ denir. Tüm araçlar, bir kere kullanılsa
bile kirlenir ve tozlanır. Uzun süre kullanılanlar daha fazla
kirlenir, paslanır, boyaları dökülür, güneşten rengi solar, bu
örneklere binlercesi eklenebilir.
Weathering genelde ölçekten bağımsızdır. Elbette ki büyük
ölçeklerde daha fazla çalışma yapılması kaçınılmazdır, ama bunun
ölçekli olduğu ve olması gerektiği söylenemez. Çoğu maketçi bu
tip çalışmaların da ölçekli olması gerektiğini savunur. Örneğin
gerçek uçaklarda panel birleşme noktaları belirli bir mesafeden
görülemez, ancak bir kaç metre yakına gelince fark edilebilir.
Dolayısıyla bu çizgilerin de bir kaç ölçek metreden yani bir kaç
santimden görülmesi gerektiğini savunurlar. Mamafih, ben buna
katılmıyorum. Zira bana göre maketi gerçek kılan, izleyenlerin
hayal gücüdür. Dolayısıyla izleyenlerin hayal gücünü harekete
geçiren ve onları zorlayan bir weathering çalışması, aşırıya da
kaçılmadıysa, en iyi çalışmadır.
Burada bazı alt başlıklar ile son boyama ya da bezeme çalışması
olan weathering’e örnekler vermeye çalışacağım.Fakat, tüm bu
efektler uygulanmadan önce, maketin boyama, decal ve vernik
işleminin bitmiş olması ve tüm maketin korumaya alınmış olması
gereklidir. Korumaya almak derken, yüzeyin bir ya da bir kaç kat
mat vernikle kaplanması kastedilmektedir. Eğer efektler solvent
bazlı boya ile yapılacaksa son kat verniğin akrilik, eğer su
bazlı boya ile yapılacaksa sentetik veya akrilik olması gerekir.
Eğer sentetik vernik üzerine solvent bazlı boyalar ile bu
efektler uygulanırsa, bu solvent alttaki boyayı bozabilir. Pek
çok maketçi başarı ile bu ikiliyi uyguladıklarını belirtseler
de, siz bu riski göze almayın ve son kat olarak akrilik vernik
bulamadınızsa su bazlı boyalar ile weathering yapın.
- 4.1 Solmuş boya:
Uzun süre serviste kalmış araçların boyaları güneş ışığına
maruz kaldıkları için solarlar. Bunu makette gerçekleştirmek
için orijinal boyaya %30 beyaz katılarak hazırlanacak
karışım, rasgele seçilmiş panellerin ortalarına
uygulanabilir. Tabii bunun için airbrush’ınız olması şart.
Ya da tümden solmuş etkisi vermek için açık gri boya en az %
70 tiner ile inceltilip uzaktan yüzeye püskürtülebilir. Eğer
airbrush’ınız yoksa gri kuru pasteli zımpara üzerinde toz
haline getirip enli ve yumuşak bir fırça ile maketin
normalde güneş gören üst yüzeylerine sürülebilir. Kuru
pastel çalışmalarında, atılacak son kat verniğin yüzeye hiç
de iyi yapışmayan pastel tozlarını kaldıracağı
unutulmamalıdır. Dolayısıyla istediğiniz efekti elde etmek
için biraz abartılı çalışmanız gerekebilir.
- 4.2 Ölçeğe uygun renk hazırlama:
Aslında tamamen keyfe keder bir uygulama olan renk
ölçeklendirmenin mantığı şudur; madem ki biz gerçek
aletlerin belirli ölçekte küçültülmüşünü yapıyoruz, o zaman
boyayı da aynı ölçekte küçültmemiz gerekir. Aslında, küçük
zeminlerdeki boya, aynı boyanın uygulandığı büyük yüzeylere
göre ışığı daha az yansıttığından daha koyuymuş gibi
görünür. İşte bu yüzden bazı modelciler, uçağın üzerindeki
orijinal boya koduyla eş değer hazırlanmış maket boyalarının
da rengini bir miktar açmayı salık vermekteler. Eğer bu
mantığı kabul ediyor ve böyle bir uygulamada bulunmak
istiyorsanız, genel kanaat, koyu renklerin içine, maketin
ölçeğinin yarısı büyüklüğünde yüzde olarak beyaz katmanın
yeterli olduğudur. Yani, eğer 1/48 ölçek bir maket
yapıyorsanız, boyaya %24, 1/72 ölçek yapıyorsanız %36 beyaz
katabilirsiniz.
- 4.3 Toz, çamur vb.
Modern jetler son derece temiz tutulsalar da, özellikle
İkinci Dünya Savaşı sırasında, personelin uçakları
temizlemek için çok da vakti olmadığından, kullanıldıkları
coğrafyaya göre kirlenmenin görüldüğünü bilmekteyiz. Pasifik
cephesinin kumu, Avrupa’nın çamuru, Afrika’nın çölü,
Rusya’nın karı vb vb… Aslında en iyi yöntem, maketi yapmadan
önce detaylı araştırıp, varolan dönem resimlerinden bu
kirlerin nerelerde ve ne kadar olduklarını tespit etmektir.
Bu tespit yapıldıktan sonra, ilgili yerler için gerekli
boyalar hazırlanmalıdır. Tozlar için, seyreltilmiş gri-tan
renkleri yüksek basınç altında uzak mesafeden airbrush ile
makete uygulanabilir. Hanımların makyaj malzemeleri,
özellikle allık ve farların pastel tonları, çok ince
pigmentasyona sahip olduklarından, bir miktar da yağ
içerdiklerinden, çok güzel efektler vermede kullanılabilir.
Aynı şekilde kuru pastel tozları da, yine fırça, pamuklu
çubuk ya da yine hanımların makyaj aparatları olan
sponge’lar ile makete uygulanabilir.
- 4.4 Wash ???
“Wash? Yıkama? O da ne?” diye soranları duyar gibiyim.
Aslında bu mevzuyu bölümün en başında anlatmak gerekirdi,
ama her teknikte olduğu gibi, bu tekniğin de gerekliliği
konusunda maketçiler arasında anlaşmazlıklar görülmektedir.
Temelde wash, çok inceltilmiş boya ile maketin çukur
yerlerini, detay çizgilerini vb. belli etme işlemidir.
Tartışmaların konusu, bölümün girişinde de anlattığım gibi,
uçaklara belirli mesafeden bakınca hiçbir panel çizgisinin
neredeyse görülmemesi, bu yüzden de uçağın üzerine bu tip
panel belirginleştirici işlemlerin yapılmasının
gereksizliğidir. Kişisel olarak, maket yapma felsefem
“gerçeği tekrar etmiyoruz, gerçeği taklit ediyoruz” olduğu
için, panellere wash yapılması ya da başka bir teknik ile
panellerin belirginleştirilmesini savunmaktayım.
Gelelim, bu wash nerelerde kullanılır sorusunun cevabına,
aklınıza gelen her yerde kullanabilirsiniz. Tüm uçak ya da
diğer araç maketlerinin panel çizgilerini belirginleştirmek,
sanal ışık ortamında gölge olması gereken yerlerin
kontrastını artırmak, kokpit göstergelerini
belirginleştirmek, kapak vb yerlerden sızmış yakıt, yağ vb
akıntıları veya pas akıntılarını yapmak vb.
Bir diğer dikkat edilecek nokta ise, wash oluşturulurken
kullanılacak boyanın mat olması gerekliliği. Kaliteli yağlı
boyalar da kuruyunca mat olurlar, unutmayın.
Şimdi, bana göre en kolay yapılabilecek wash uygulamalarını
anlatmaya çalışayım.
Enamel ve/veya yağlı boya wash: Burada sentetik bazlı
boyalar kullanacağız. Siz yine en baştaki uyarımı göz önünde
bulundurun ve son kat verniği akriliklerden seçin ki
kullanacağımız incelticinin bitmiş boyaya zarar verme
riskini en aza indirin. Burada, sentetik tiner ana
malzememiz. Boş bir Model Master boya şişesini temel ölçek
olarak alırsak, bu boş şişeyi bir santim kalana kadar temiz,
mümkünse tortuları süzülmüş kaliteli bir sentetik tiner ile
dolduruyoruz. Bu tinerin içine, aşağı yukarı 10-15 damla
kadar enamel boya ya da o incelikte hazırlanmış yağlı boya
katıyoruz. Renk seçimi size bağlı, siyah, koyu gri,
kahverengi, kızıl kahve ya da işinize ne yararsa o renk
yağlı boya ya da enamel ya da ikisinin karışımı olabilir.
İyice karıştırdığımız sıvı, aslında kirli bir tiner. İşte bu
kirli tineri ince bir fırça ile panel çizgilerinin bağlantı
noktalarına tatbik ediyoruz. Bu karışım, eğer yeterli
incelikteyse hiç sorunsuz, daha önce de anlatılan kapiler
çekim (capillary action) etkisiyle çatlak boyunca
ilerleyecektir. İlerlemiyorsa biraz daha tiner katın, yüzeye
hemen yayılıyorsa biraz daha boya… Tüm panel çizgileri bu
şekilde işleme tabi tutulduğunda, kurumasını bekleyin ve hav
bırakmayan, mümkünse penye bir bezi parmağınıza sıkıca
gerin, damlalıkla bir damla temiz sentetik tiner damlatın ve
bu tinerli kısımla maketin yüzeyini silip, çukurluklar
haricine taşan wash’ı temizleyin. Kanatlarda rüzgar yönünde,
gövdede ise yukarıdan aşağı temizlemenizi tavsiye derim.
Böylece rüzgar ve yağmur etkilerini elde edebilirsiniz. Eğer
beziniz parmağınızda yeterince gergin değilse ya da panele
dik değil de paralel temizleme yaparsanız, panel içlerindeki
boyayı da çıkarabilirsiniz. Böyle olursa sildiğiniz yerleri
tekrar yapın. Unutulmaması gereken bir nokta da, eğer
istediğiniz koyulukta wash yapamıyorsanız, sakın tinerin
içine koyulsun diye boya katmayın. Bunun yerine birkaç kat
uygulama ile istediğiniz koyuluğa ulaşın.
Akrilik wash: Burada da aynı enamel wash’da olduğu gibi
kirli bir inceltici karışımı kullanacağız. Ama burada
incelticimiz, ya boya firmasının önerdiği inceltici olacak,
ya da ülkemizde rahat bulunan Tamiya akrilikleri için,
isopropyl alkol kullanacağız. Yine aynı ölçülerde karışım
hazırlayarak aynı şekilde uygulama yapacağız, ama
temizlerken isopropyl alkol kullanacağız. Bu uygulamayı,
akrilik son kat verniğin üzerine yapmayın, anında verniğiniz
çözülür! Son kat enamel ise ve kuruması için en az 48 saat
beklediyseniz rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Sulu boya wash: Benim en sevdiğim wash türü bu aslında.
Burada su ve sulu boya kullanacağız. Sulu boyamız, kaliteli
ürünler üreten firmaların, tüpte satılan tipi olacak, sakın
guaj (tempera) kullanmayın, bulması biraz zor olabilir, ama
ısrarla arayın. Su plastiğe tutunamayacağı, damla damla
kalacağı için içine birkaç damla sıvı bulaşık deterjanı
katacağız. Yine önceki anlatılan teknikler gibi uygulayıp,
suyla temizleyeceğiz. Hiç beğenmedik mi? O zaman ılık suda
yıkayacağız, baştan başlayacağız. Yani daha önce anlatılan
tekniklerden çok daha affedici olan sulu boya wash
uygulamasını hararetle tavsiye ederim. Son kat verniğiniz ya
da boyanızın nasıl olduğunun önemi yok, her türlü boyanın
üzerine güvenle uygulayabilirsiniz.
Sludge Wash: Bir diğer sevdiğim wash tekniği ise sludge
wash… Burada, bir çamur hazırlayacağız. Tamiya akriliğinin
ya da her hangi su ile incelebilir akrilik boyanın içine
bolca sıvı bulaşık deterjanı ve gerekirse az miktarda su
katarak çok da akışkan olmayan, resmen sıvı çamur kıvamında
bir karışım elde ediyoruz. Bu karışımı panellere fırça ile
sürüyoruz, korkmayın, bolca sürün, zira temizlemesi çok
kolay. Eğer son kat verniğiniz parlaksa çok daha rahat
temizleyebilirsiniz. Ayrıca son kat vernik ya da boyanızın
türünün de önemi yok. Neyse efendim, bu çamuru panellere
sürdükten sonra matlaşana kadar kurumasını bekliyoruz. Sonra
pamuklu çubuk ya da yine parmağa gerilmiş bir penye ile,
daha önce anlatılan tekniklerde olduğu gibi temizliyoruz.
Temizleme aparatımızı biraz suyla nemlendirebiliriz, sakın
alkol, sentetik tiner vb kimyasallar kullanmayın. Bu
anlatılan karışım yerine, tüp sulu boya veya kuru pastel
tozlarını da kullanabilirsiniz.
Wash işlemini bitirdikten sonra bir kat vernikle korumaya
almak akıllıca olacaktır. Zira üzerine oldukça sert bir
işlem olan dry-brush yapacağız
- 4.5 Dry-Brush
Şimdiye kadar yeni maket yapmaya başlayan kaç kişiyle
karşılaştıysam hepsi de dry-brush (belki kuru fırça diye
çevrilebilir)’ın ne olduğunu, nasıl yapılacağını sormuştur.
Aslında son derece kolay bir teknik olan dry-brush
tekniğini, wash’ın aksi işlemler için kullanacağız. Yani
çıkıntıların belirginleştirilmesi, parlak köşelerin
gösterilmesi, kazıntı, aşınma vb yüzey dökülmelerinin
gösterilmesi vb. Aslında anlatılan tüm tekniklerin nerede
nasıl ne kadar uygulanması gerektiğini zaman içinde siz
belirleyeceksiniz, zira hiç olmadık yerlerde hiç olmadık
tekniklerle harikalar yaratacak olan sizlersiniz.
Öncelikle, zemin renginin oldukça açık tonunda (zemin
rengine beyaz ya da gri katarak yapabilirsiniz) boya
alıyoruz. Unutmadan, dry brush için en iyi boya enamel
boyadır, figürler için yağlı boya tavsiye edilir. Çoğu
akriliğin pigment yapısı uygulama için elverişsizdir.
Aldığımız enamel boyayı iyice karıştırıyoruz, enli (yassı)
kıllı fırçamızı yarıya kadar bu boyaya batırıyoruz.
Fazlasını şişe kenarına süzdürüp, bir parça bez ya da kağıt
havlu, peçete vb ile başlıyoruz fırçayı temizlemeye…
Temizlemek derken, herhangi bir kimyasal kullanmıyoruz. Kuru
bez, kağıt havlu vb malzemeye, fırçamızı sertçe sürterek ,
fırça üzerindeki boyanın büyük kısmını temizliyoruz. Düz
zeminde iz bırakmayacak hale geldiğinde, maketimizin üzerine
sertçe sürmeye başlıyoruz. Elimizdeki neredeyse kuru
fırçanın tüm çıkıntı ve köşeleri boyadığını,
belirginleştirdiğini göreceksiniz. Hatat bunu daha koyudan
daha açığa renkler kullanarak katmanlar halinde de
yapabiliriz ki askeri araçlarda çok daha iyi görünecektir.
İşte böylece, kullanacağımız boya renkleri ile üç boyutlu
etkiyi, dökülmüş boyanın altından görünen metal yüzeyi,
personelin ayak izlerini, kokpit göstergelerini vb.
boyayabiliriz. Kamuflajı oluşturan her renk için aynı
işlemin tekrar edilmesi gerektiğini sanırım söylememe gerek
yok. Hülasa, deneyip görün ve nerede işinize nasıl
yarayacağına siz karar verin.
- 4.6 Akıntılar
İster yağ, ister pas akıntısı olsun, enamel ya da akrilik
wash ile yapabiliriz. Uçaklardaki akıntılar için, istenilen
renkte hazırlanan wash karışımını, ince uçlu bir fırça ile
istenilen yere küçük bir damla halinde uygulayın. Sonra
rüzgar yönünde bu damlacığa şiddetle üfleyin. Bu kadar
basit, ama akıntıları abartmayın. Pek çok maketçi maketini,
görsel açıdan çok iyi görünmesine rağmen, aslında gerçek
uçakta o kadar akıntı olsa asla uçamayacak ya da ciddi
arızalı sayılabilecek şekilde abartılı yapıyor ve
yarışmalardan eleniyor. Eğer gerçek uçakta o kadar akıntı
varsa ki Me-109’ların alt motor kaportasından boydan boya
arka gövdeye kadar yayılan yağları buna örnek
gösterilebilir, bunu bir şekilde belgeleyin ki sorana
gösterebilesiniz.
- 4.7 Kuru pasteller
Bir mucize malzeme daha… Kuru pastelleri toz haline getirip,
çok çeşitli amaçlarla kullanabiliriz. Bunun için kuru
pasteli zımpara üzerinde toz haline getirip, bu tozu bir
yerde biriktirmenizi öneririm, böylece her an kullanılmaya
hazır halde elimizin altında olur. Bu tozları, ince fırça
ile panel çizgilerine uygulayıp belirginleştirebilir, enli
fırça ile geniş yüzeylerde solmuş boya etkisi verebilir,
askeri araçları tozlandırabilir, sıvı bulaşık deterjanı ile
karıştırıp wash karışımı hazırlayabilir, eksoz ve silah
islerini yapabiliriz. Tek gereken uygun fırça kullanımı ve
hayal gücü…
Boyama Teknikleri Üzerine Genel Tavsiyeler
Weathering teknikleri, maketleri güzel gösteren, ama ustalık
isteyen tekniklerdir. Her ne kadar burada “şöyle yapın, böyle
edin” desem de, emir telakki etmeyiniz. Sonuçta burada
anlatılanlar kendi uygulamalarım ve tecrübelerimin sonuçlarıdır.
Siz dilediğinizi dilediğiniz gibi yapmakta elbette ki
özgürsünüz, ama, bir şeyleri baştan keşfetmeye de gerek olduğunu
sanmıyorum. Örneğin, “enamel wash’ı enamel boyanın üzerine
yaptım, oldu abi, adam da orada atmış tutmuş, pekala oluyormuş”
diye düşünmeyin. Zira riski alan siziniz ve bu seferinde risk
gerçekleşmedi diye ortadan kalkmış değil, unutmayın. Anlatılan
tekniklerin tek başına kullanımından çok, birden fazla tekniğin
bir arada uyumlu kullanımı sizi sonuca götürecektir. Sitenin
ilgili bölümlerinde yapılmış maketlerin yazılarını okuduğunuzda,
pek çok tekniğin bir arada kullanıldığını göreceksiniz.
Bir çoğunuzun aklına, anlatılan tekniklerin yeterince açıklayıcı
olmadığı gelebilir. Haklısınız, wash konusu haricinde asla
“boyayı şu kadar inceltin, şu numara fırça kullanın,
airbrushınızın basıncı şöyle olsun” türünden rakamsal ifadeler
vermedim. Bu konuda danışacağınız kişi, kendinizsiniz, bir de
kullandığınız malzemelerin üzerindeki etiketler… Örneğin, hiç
kimse “Humbrol boyaya şu kadar tiner katın airbrush için”
diyemez, dememeli! Zira her boyanın kutudan çıktığı kalınlık
farklı olduğu gibi, her boyanın örtücülüğü de aynı değildir.
Mesela, deneyin bakalım, yeşil bir zemini kırmızı boya ile kaç
katta ve kırmızıya ne kadar tiner katarak örtebileceksiniz? Ama
bana sorarsanız denemeyin, alın bir açık gri, yeşili önce onunla
boyayın, sonra kırmızı atın. Sarı, turuncu,kırmızı ve canlı mavi
boyaları beyaz ya da gri astar üzerinde kullanın.Dry-brush
yaparken, fırçayı seri hareketlerle köşelere “vurdurun”. Ne
kadar seri, ne kadar sert, deneyin ve görün, sonucu aklınıza ya
da bir kağıda not edin. Ders çıkarın. Maketlere acımayın,
gerekirse ucuz maketleri deneme tahtası olarak kullanın. Güzel
maketler yapın, sevinin, bize gönderin,bizi de sevindirin. Kolay
gelsin.
|